Aramızdan biri seni izliyor

Nisan 15th, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »

Buzz, profesyonel reklamcı veya pazarlamacı tarafından başlatılarak; A tüketicisinden B tüketicisine doğaçlama bilgi aktarımı şeklinde yayılarak yapılan viral pazarlama ve marka iletişimine verilen isimdir. Buzz kavramının temel özellikleri şunlardır:

  1. Görsel olması tercih edilir; görsel buzz fırsatlarının yaratılması daha iyidir.Söz, gerçek dünyada olduğu gibi sanal dünyada da uçar, resim akılda kalır.
  2. Kültürel özellikler; kitle pazarlaması olsa da belirlenen hedef kitle sıralaması yapılarak, kültürel zevklerin ortaya çıkartılması
  3. Kolay yayılması; buzz’da en temel özellik olarak yayılmasını hızlandıran listelere oluşturulmalıdır.
  4. Hikaye, herşeyin özü anlatılan ilginç bir hikaye olmalıdır.
  5. İnsanların katılımına uygun olma
  6. buzz
Bookmark and Share

Kopmayan bir ağ! Henüz kurulmadı

Mart 21st, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »

İnternet ve Sosyal paylaşım ağlarına yönelik projeler planlayan şirketlerin sayısı her geçen gün artsa da buradan sağlanacak faydayı henüz tam olarak ortaya koymak çok zor. İnternet’in ilk zamanlarında hep ölçülebilir mecra vurgusu yapılırdı. Şimdi bu mecrada yaşayan “sosyal” canlılar gelişse de halen burada nelerin ölçüldüğünü söyleyemiyoruz. Bir rakam kendi başına ne kadar anlamlı olabilir ki? Bir makale mesela 75 milyonun üzerinde twitter kullanıcısı var; hatta her saniye 2-3 kullanıcı bu ağa dahil oluyor derken; başka bir makalede, 45 milyonun üyeliğini başlattıktan sonra hiçbir zaman login olmadığını söylüyor. Twitter’ın yatırımcılarını uzun bir süre mutlu edemediğini biliyoruz. Belirsizliğin daha büyük olduğu, güven duymak için yeterince tanıyamadığımız sosyal ağlar! Henüz senaryo geliştirmek için erken olan bu mecrada orijinal fikirlere her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Birbirinin aynı uygulamaların farklı şirketlerde farklı sonuçlarına da erişemiyoruz henüz. Bazıları başarı öyküsü olmayı başarırken, bazılarından haberdar bile olmuyoruz. Evinde davet veren bir kişinin, acaba bu akşam davetliler içerisinden kaç kişi katılacak diye kaygılanması gibi! Üstelik davet ettiğiniz kişilerin aynı anda binlerce davet içinden sizinkini tercih etme ihtimali ne kadar da düşük. Diyelim ki geldiler; hemen ayrılmalarına katlanmak zorundasın. Onlara ne verirsen seni hemen ayrılmalarını önleyebilirsin? Diyelim ki oradalar, artık fark edildin , asıl iş bundan sonra başlıyor. Her şeyin sanal olduğu bu dünyada kolayca kopmayacak bir bağ kurmak gerekiyor. Çağırdığında gelen sadık dostlarının olması dünyanın en pahalı yatırımı olacaktır. Kalabalıklara ulaşabilmek belki de hiçbir zaman bu kadar kolay olmadı. Ancak, bu kadar pahalı da olmadı. Mutlu bir yatırıma rastlamak çok zor, şimdilik her şey gerçek hayatın desteği ile ayakta duruyor. Bakalım; sosyal paylaşım ağlarının yeni vaatlere ihtiyacı var. Zaman gösterecek, sonuçta her an genişleyen bir ağdan bahsediyoruz.

Kopmayacak bir bağ kurulmadı henüz

Bookmark and Share

Siz Bunları Okurken Herşey Çoktan Bitmiş Olacak

Mart 17th, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »
  • Çok yakın zamanda 100 Mbit herkes içiin sıradanlaşacak
  • Femtocell’imiz olacak bununla istersek kendi ISS servislerimizi kurup çevremizdekilerin yararlanmasını sağlayabileceğiz
  • Bilgisayarlarımız ekrandan ve modemden ibaret olacak.
  • Uygulamalar ve işletim sistemi bulut bilişim imkanlarıyla sağlanacak
  • Etrafımızda çok yerde ekranlar olacak. Çoğu işimizi bunlarla halledeceğiz
  • Klavyeler, sunu cihazları, mouselar, kredi kartları, CD’ler, DVD’ler ortadan kalkacak
  • 3 boyutlu videolar çıplak gözle izlenebilecek
Bookmark and Share

iNterNet’in n’si Eksik?

Mart 17th, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »

İnternet her an yenilikleriyle bizi şaşırtsa da, halen gelişiminin henüz çok başında bana kalırsa. Orjinal bir kimlik kazanamadığını düşünüyorum. Çevremizde eğer varsa hani sözüne güvenmediğiniz, yanınıza geldiğinde sizi tedirgin eden bir tanıdığınız gibi… Öncelikle ciddi bir kopya üretim aracı; medya olarak gerçekleştirdiği en temel işlev sunduğu kopyalama araçları.
Mesela haberleri bize sunarken TV ve gazeteleri taklit ediyor. İnsanlara yeni bir deneyim yaşatmaya başlamış değil; bknz. Iphone.
Son orjinal internet araçlarına toplamda sosyal ağlar ya da sosyal mecra diyoruz. Ancak bu araçlar da ortaya çıktıkları hızla, yine ortadan kaybolmayı başarıyorlar. Kalıcı deneyimler sunan, yaygın olmasa bile sadık kullanıcılar kazanan araçlar o kadar az ki! Toplum halen bunlara dayanan iş modelleri ortaya koyma riskini alamıyor ve halen yeni bir başlangıç yapmaktan öteye giden iş modelleri ortaya çıkmıyor. Umarım, biz uzun soluklu bir serüven için gönüllü liderlerden olmayı başarabiliriz.

Bookmark and Share

Bakalım, bakalım?

Şubat 25th, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »

Gün geçmiyor ki, yaşamımızda kendimizi esir ettiğimiz kurallar ve tabular dışına taşıma mücadelesi altında ezilmeyelim. Evet, zor bir cümle oldu ama içerisinde bizi mutlu edecek sihirli bir anahtar taşıyor. “IMPRINT” dediğimiz, insanlara güzel ya da çirkin; iyi ya da kötü; sıradan ya da özel olan herşeyi, yaşamın hepsini kodladığımız sonsuz bir kitap… baskısı tükenmeyen!

Geçmiş 10 yılınızı bir düşünün; o zamandan bir kesit alın ve bugün yaşadıklarınıza tekrar bakın… hangi oranda şaşırttınız kendinizi? – Evet şaşırmak için daha erken olduğunu söyleyip snraki 10 yıla bakmak istediniz. En azından tahmin edebilirsiniz, insanoğlu bu yüzden seviyor gelecekte olmayı. Yaşanmış en mutlu anlar bile heyecanlandırmaz insanı gelecek belirsizliği… yaşamın sizin hakkınızda ne düşündüğü daha önemli gelir her zaman. Bakalım, daha neler göreceğiz?

Bookmark and Share

Sinemaların 2009 Karnesi

Ocak 25th, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »

2009 yılında 255 film sinema salonlarımızda gösterime girdi (2008: 265, %-4). Bu filmlerden 69 tanesi Türk (2008: 50, %+38) filmiydi. Tamamladığımız yılda vizyona giren filmlerden 85′i ortaksız, ana yapımcısı Amerikan (2008: 97, %-12), 9′u ortaksız, ana yapımcısı Fransız (2008: 15, %-40), 11′i ortaksız, ana yapımcısı İngiliz, 2’si ortaksız, ana yapımcısı Alman, 2’si ortaksız, ana yapımcısı İtalyan, 1′i ortaksız, ana yapımcısı İspanyol yapımı olarak göze çarptı. Ülke filmlerinin yanı sıra ortaksız, doğrudan yapımcı ülkeleriyle, Uzak Doğu’dan 6 film, Afrika’dan 0 film ve Güney Amerika’dan 0 film izleme şansı bulduk.

Vizyona giren 255 filmin toplam süresi 26.311 (2008: 27.684, %-5) dakika. En uzun film The Curious Case of Benjamin Button (166′) olurken en kısa film ise Gnomes and Trolls: The Secret Chamber (70′) oldu.

Geçen yıl, en çok film Ekim (30) ayında vizyona girerken en az film ise Ağustos (11) ayında sinemalarda yeni film özelliğiyle gösterildi.

Sinema salonlarına en yaygın dağıtımı yapılan film Recep İvedik 2 isimli Türk filmi oldu. Recep İvedik 2 isimli filmi toplam 372 kopyasıyla 390 salonda izleyici karşısına çıktı. Bu film ilk haftasında 2.236.432 kişi tarafından izlenerek 17.329.163,50 TL. hasılat yaptı. Filmi bir sinemada ortalama 5.734 kişi izledi. Bu filmi salonlarında programa koyan sinemalar yalnızca Recep İvedik 2 adlı filmle bir haftada 45.000 TL.’ye varan ciro yaptı.

2009 yılında 69 (2008: 50, %+38) adet yerli film vizyona girdi. Bunlardan Süt, Pandora’nın Kutusu ve 11′e 10 Kala isimli yapımların yabancı ortaklı fakat ana yapımcılarının Türkiye olduğu kayıtlara geçti. Bu filmlerin dışında 3 adet Türkiye’nin ortaklık yaptığı film de gösterildi. (Sarı Saten: Günahkarların Aşkı, Market: A Tale of Trade ve Akamas) En fazla Türk filminin vizyona girdiği hafta ise 4′er filmle 06 Kasım 2009 ve 18 Eylül 2009 haftası oldu. En çok bilet satılan yerli film 4.333.116 (yalnızca rapor yılı içerisindeki bilet satışıdır) biletle Recep İvedik 2 olurken en az bilet satılan Türk filmi ise 554 biletle Suluboya oldu. Toplam 4 adet Türk filmi bir milyon bilet sınırını aşmayı başardı.

2009 yılında Türk filmlerinin genel satılan bilet sayısı üzerindeki hakimiyeti yüzde 50.92 (2008: %59.99) olurken yerli filmler için satılan bir biletin ortalama satış fiyatı 7.84 TL. (2008: 7.47 TL, %+5) oldu. Genel olarak Türkiye’de bir sinema bileti fiyatının ortalama satış fiyatı ise 2009 yılında 8.35 TL. (2008: 7.84 TL, %+7) idi.

Geçen yıl toplam 36.899.954 (2008: 38.465.046, %-4) bilet sinema salonlarında gösterilen filmleri izlemek isteyenlere satıldı. Bu sayı sonucunda toplam 308.232.142,90 TL. (2008: 301.652.746,66, %+2) hasılat elde edildi. 2009 yılında ilk gösterimi yapılan 255 adet filme 34.787.745 bilet satılırken, bu biletlerden 292.428.038,15 TL. hasılat elde edildi. Geçen yıl 114 adet önceki yıllarda vizyona girmiş yerli-yabancı filmin de gösterimi yapıldı. Bu filmlere 2.112.209 adet bilet satılıp 15.804.104,75 TL. hasılat elde edildi. 2009 yılında gösterimi yapılan yeni ve eski Türk filmlerine toplam 18.790.700 (2008: 23.074.291, %-19) bilet satıldı ve 147.409.629,90 TL. (2008: 172.376.286,94, %-14) hasılat elde edildi. Aynı yıl gösterilen bütün yabancı filmlere ise 18.109.254 (2008: 15.390.755, %+18) bilet satılıp 160.822.513,00 TL. (2008: 129.276.459,72, %+24) hasılat elde edildi.

2009 yılında bir önceki seneye göre yıllık satılan bilet toplamında yüzde -4 oranında bir düşüş yaşandı. Yerli filmlerin bilet satışında ise bir önceki yıla göre yüzde -19 oranında düşüş yaşandığı gözlendi.

2009 yılında vizyona giren filmlerin ilk yedi günlük performanslarında ise ilk üç film Recep İvedik 2 (Şubat: 2.236.432 bilet satışı), Güneşi Gördüm (Mart: 1.101.986 bilet satışı), Nefes: Vatan Sağolsun (Ekim: 554.263 bilet satışı) olarak sıralandı. İlk üç günlük performanslarda ise, sattığı 1.209.453 (1990 yılından bugüne en iyi ilk üç gün performansı) biletle Recep İvedik 2 birinci oldu. 1990 yılından günümüze dek ilk haftalık performanslara bakıldığında da birinci sırada 2.236.432 adetlik bilet satışıyla Recep İvedik 2 bulunurken ilk üç günlük bilet satışında ise ilk sırada 1.209.453 biletle aynı film bulunuyor.

2009 yılında en çok bilet satılan film de Recep İvedik 2 olurken, bu filmin 2009 yılı içerisindeki toplam hasılatı 33.493.186,50 TL. oldu. Recep İvedik 2 adlı filme toplam 4.333.116 bilet satıldı. Yılın ilk üç filmi ise şu şekilde sıralandı. 1. Recep İvedik 2, 4.333.116 bilet, 33.493.186,50 TL. hasılat, 2. Nefes: Vatan Sağolsun, 2.419.136 bilet, 19.720.380,25 TL. hasılat, 3. Güneşi Gördüm, 2.491.454 bilet, 19.043.725,00 TL. hasılat. (Filmler hasılat verilerine göre sıralanmıştır.)

2009 yılında ülkemizde 18 adet şirket sinemalara film dağıttı. UIP Türkiye isimli şirket en fazla bilet satışını gerçekleştirerek toplamda 55.721.881,15 TL. hasılat elde etti. Tiglon Film (104) isimli şirket ise en fazla filmi vizyona sokarak bu filmlere toplam 6.820.556 bilet satışı sağladı. 2009 yılında vizyona en çok yerli film dağıtımı yapan şirket ise 27 filmle Özen Film oldu. 2009 yılında oluşan toplam 18.790.700 adetlik yerli film bilet satışının yüzde 37’sini Özen Film adlı şirket sağladı. Geçen yılın hasılat lideri ise Warner Bros. Türkiye oldu. Bu şirket sattığı 6.657.667 biletle toplamda 59.583.223 TL. hasılata ulaştı. Bir yıl içinde sinemalara dağıttığı bütün filmlerin film başına ortalamasında ise Cine Film adlı şirket ilk sırada yer aldı. Cine Film dağıttığı 6 filmin her birine ortalama 374.284 bilet satmayı başardı.
Kaynak: Antrakt Sinema Gazetesi – Antrakt Movie Magazine (Deniz Yavuz)

Bookmark and Share

Ruby on Rails Yaratıcısından Para Kazanmanın Yolları

Ocak 18th, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »

<div><a onclick="javascript:pageTracker._trackPageview('/outgoing/www.omnisio.com');" href='http://www.omnisio.com'>Share and annotate your videos</a> with Omnisio!</div> <p>

Bookmark and Share

Microsoft Dynamics® CRM 4.0 Step by Step

Ocak 18th, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »

Microsoft Dynamics® CRM 4.0 Step by Step

Bookmark and Share

“Marka” bir konferans olarak…

Ocak 16th, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »

Katılmadım, öncelikle belirteyim. Ama dışarda kalanları bile ziyadesiyle etkileyen bir konferans oldu.

Hep böyle bir örnek hayal ederdim: katılan katılmayan herkesi peşinden sürükleyen bir konferans ismi yaratmak. Ayşegül Hanım ve arkadaşlarını tebrik ederiz. Düşünsenize, konferansta 24 konuşmacı sahneye çıkıyor, bunların neredeyse yarısı (10 konumacı) spontane bir şekilde sahnede. Sadece bu bile konferans samimiyeti açısından yeterli bir gösterge olabilir.
Ödül verildi, kime: “İstanbul”‘a hepimizin şehrine… “En güçlü ilham kaynağı” Bu vurgunun basitliği ve iddiası da gerçekten çok muhteşem. Bir sonraki adımın bu organizasyonu, İstanbul sınırlarının dışına da çıkabilen sayılı konferanslardan biri haline getirmek olduğu söylenmiş. Bu da çok yerinde bir hedef; “İstanbul’da uluslararası bir konferans” sadece bu ekip için değil, katma değer üreten pek çok farklı sektörde, farklı etkinliklerin de en önemli amacı olacaktır. Ülkenin gelişmişliğinin göstergelerinden biridir: unutulmayan etkinliklerin adresi olmak.

Cenk Serdar’a ödül verilmiş olması da dikkatimi çekti, çok sempatik buldum. Yurtdışına gittiğinden bu yana kendisinden haber almamıştık. Burada ortaya çıkması da organizasyonun bir rastlantı sonucu başarıya ulaşmadığının kanıtıdır, bana kalırsa.

Bookmark and Share

Sorumluluk, işini severek yapmak,

Ocak 12th, 2010 yapan Tayfun Yıldırım No comments »

Bahçeşehir Girişimciler Kulübü
Sevgili dostum, hiç eskimeyen okul arkadaşım Aydın uzunca bir süre ABD’de kaldıktan sonra kendisine tam uyduğunu düşündüğümüz, Bahçeşehir’de Associate CO-OP Director olarak devam ediyor. Geçen hafta işini nasıl yaptığına şahit olduk nihayet! Ben onu ve arkadaşlarını (öğrenciler) izlerken çok keyif aldım, çok eğlendim. Aşağıda etkinlik sonrası arkadaşlarına gönderdiği mesajı paylaşıyorum, izin almadan :) .

Fotoğrafta ilk görünen kişi Gökhan da beni peşinden sürüklediği için kocaman bir teşekkürü hakediyor. Bu “elevator pitch” etkinliğine kendisinden daha uygun bir jüri olamazdı.

“Sevgili Bahçeşehir’li Genç Girişimciler,

Bahçeşehir Üniversitesi Genç Girişimciler kulübu olarak, 2.önemli etkinliğinizi rekor sayılabilecek kadar kısa bir süre zarfında organize edip tamamladınız.
Hepinizi yürekten kutluyor, emeği geçen herkese sevgilerimi iletiyorum.

Sizler, her etkinlikten yeni birşeyler öğreniyorsunuz.

Çok kısa bir süre sonra bunun sadece bir başlangıç olduğunu anlayacak, bundan sonra “Genç Girişimciler” olarak anılmanın keyfini sürmeye başlayacağınızı söylemiştim, artık o yolda emin adımlar ile ilerliyorsunuz.

Ben Bahçeşehir Üniversitesi’nde Girişimcilik Operasyonlarıdan sorumlu olarak, COOP kapsamında destek olmaya devam edeceğim.

Mezuniyet sonrası iş hayatı’nda özgüven, öğrencilik yılları için liderlik becerilerinin gelişmesi yönünden faydalı olacak çalışmalara devam ettirmeniz dileklerimle.

Sevgiler,

Aydın Bırık

Bookmark and Share