Yeni şirketler, daha büyükler için çalışarak büyük projelerin “küçük” yüklenicileri oluyorlar. Stratejik olarak üst seviyede bilgiyi kalabalık şirketlerde bulmak, buradaki insan kaynağını değerlendirmek eskiden olduğu kadar kolay değil.
Archive for the ‘Digital Marketing’ category
Bilişim Şirketleri için Yeni İş Modeli
Ağustos 13th, 2010Aramızdan biri seni izliyor
Nisan 15th, 2010Buzz, profesyonel reklamcı veya pazarlamacı tarafından başlatılarak; A tüketicisinden B tüketicisine doğaçlama bilgi aktarımı şeklinde yayılarak yapılan viral pazarlama ve marka iletişimine verilen isimdir. Buzz kavramının temel özellikleri şunlardır:
- Görsel olması tercih edilir; görsel buzz fırsatlarının yaratılması daha iyidir.Söz, gerçek dünyada olduğu gibi sanal dünyada da uçar, resim akılda kalır.
- Kültürel özellikler; kitle pazarlaması olsa da belirlenen hedef kitle sıralaması yapılarak, kültürel zevklerin ortaya çıkartılması
- Kolay yayılması; buzz’da en temel özellik olarak yayılmasını hızlandıran listelere oluşturulmalıdır.
- Hikaye, herşeyin özü anlatılan ilginç bir hikaye olmalıdır.
- İnsanların katılımına uygun olma

Siz Bunları Okurken Herşey Çoktan Bitmiş Olacak
Mart 17th, 2010- Çok yakın zamanda 100 Mbit herkes içiin sıradanlaşacak
- Femtocell’imiz olacak bununla istersek kendi ISS servislerimizi kurup çevremizdekilerin yararlanmasını sağlayabileceğiz
- Bilgisayarlarımız ekrandan ve modemden ibaret olacak.
- Uygulamalar ve işletim sistemi bulut bilişim imkanlarıyla sağlanacak
- Etrafımızda çok yerde ekranlar olacak. Çoğu işimizi bunlarla halledeceğiz
- Klavyeler, sunu cihazları, mouselar, kredi kartları, CD’ler, DVD’ler ortadan kalkacak
- 3 boyutlu videolar çıplak gözle izlenebilecek
“Marka” bir konferans olarak…
Ocak 16th, 2010Katılmadım, öncelikle belirteyim. Ama dışarda kalanları bile ziyadesiyle etkileyen bir konferans oldu.
Hep böyle bir örnek hayal ederdim: katılan katılmayan herkesi peşinden sürükleyen bir konferans ismi yaratmak. Ayşegül Hanım ve arkadaşlarını tebrik ederiz. Düşünsenize, konferansta 24 konuşmacı sahneye çıkıyor, bunların neredeyse yarısı (10 konumacı) spontane bir şekilde sahnede. Sadece bu bile konferans samimiyeti açısından yeterli bir gösterge olabilir.
Ödül verildi, kime: “İstanbul”‘a hepimizin şehrine… “En güçlü ilham kaynağı” Bu vurgunun basitliği ve iddiası da gerçekten çok muhteşem. Bir sonraki adımın bu organizasyonu, İstanbul sınırlarının dışına da çıkabilen sayılı konferanslardan biri haline getirmek olduğu söylenmiş. Bu da çok yerinde bir hedef; “İstanbul’da uluslararası bir konferans” sadece bu ekip için değil, katma değer üreten pek çok farklı sektörde, farklı etkinliklerin de en önemli amacı olacaktır. Ülkenin gelişmişliğinin göstergelerinden biridir: unutulmayan etkinliklerin adresi olmak.
Cenk Serdar’a ödül verilmiş olması da dikkatimi çekti, çok sempatik buldum. Yurtdışına gittiğinden bu yana kendisinden haber almamıştık. Burada ortaya çıkması da organizasyonun bir rastlantı sonucu başarıya ulaşmadığının kanıtıdır, bana kalırsa.